Ana içeriğe atla

Tüm fikirler bir arada, En sonunda :)


Kağıdın rahat bulunabildiği
1950 -1990 arası yıllarda,
klavyenin çok yaygın olmadığı, 
webin henüz herkese ulaşamadığı zamanlarda 
her sanatçı, yazar ve düşünürün başının belasıydı
kenarda köşede kalmış fikir dolu, edebiyat dolu kırıntılardan oluşan not kağıtları...

Her biri farklı fikir ve denemelerden oluşan bir sürü içerik, 
bir sürü yeni başlangıç dolu proje; ilham geldiği gibi bir kenara yazılır, daha sonra bakmak ve beslemek üzere bir yere kolay ulaşılabileceği ümit edilen bir sıraya konurdu.

Ve nasıl başa çıkıyorlardı
bu kadar içerikle acaba sorusuna cevap;
- maalesef  başa çıkamıyorlardı...

Belkide birçoğunun cinnet odası dedikleri her türlü fikir,
tını ve
ileride bir şeyler çıkarabilirim dedikleri
 her ne varsa 
onları not alıp aman kaybolmasın diye tuttukları başlangıçta belki bir defter, bir dosya ve daha sonraları bir çanta ve sonunda bir oda.
Bazılarının buna ilham odası da demiş olmaları muhtemeldir. 

Her meşhur yada değil yazar takımının
böylesi başlayıp henüz bitiremediği bir çok deneme şiir, edebiyat, fikir, bunu bir gün mutlaka yazayım dediği her şeyi bir araya koyduğu bir yer not dağı vardır.
Yazar nereden beslenir dersek 
yazar düşünür takımı hayattan, zorluklardan, ortak duygulardan beslenir.
Kimle ortak elbetteki kendisini takip eden insanlarla ortak duygular.
Zira bir duygu ve düşüncenin kıymetli olabilmesi onu kıymetlı faydalı gören insanların olması lazımdır.
Yoksa herkesin bir fikri bir dağarcığı ve bana göre böyle dünyası var. Bu ülkemizde her yerden daha çok belkide.
Ama yazdıklarınızdan ilham alınması 
ve yazdıklarınızın birilerinde zeka parıltılarına sebebiyet vermesi gerekir ki yazar ve düşünüre katkısı olsun.
Bir de ilham var ki, o bu dünyadan değil orası kesin.
O bir akış hali, sevgili sinan canan hocanın dediği gibi.
o akış kozmik bir alemden size gelir ve nedense hiç vaktiniz yoktur devamını getiremezsiniz
sonra kaybolup gitmesinden korkarak onu hatırlatacak notlar alırsınız ve maalesef çoğuna dönemezsiniz.
Belki hiçbiri başarılı olmaz belkide birkaç tanesi değerli bulunur ve sonunda sizi takip edenler bunların devamı varmının ardına düşerler.
Ve ne hazindirki yazar ve düşünür takımının yakın çevresi için hiçbirsey ifade etmez bu fikirler.
Sonunda ya bir sobada yakılır ya bir kütüphanede tozlu raflara terk edilir yada bir eskiciye 3 paraya satılır.
Neyseki web var,artık bunları webde biryerlere saklamanın çiziktirmenin sonsuz dünyasına saklayabilirsiniz,
ctrl + f yapınca da eğer hatırlayabilirseniz anahtar kelimeyi karşınıza cıkabilir, ama benim kehanetim
yakında bu notları arada bir hatırlatacak bir hatırlatıcı applikasyon yazılacak
ve tum yazar düşünür ailesi artık arahat edecek
tek olumsuz şey her halde zamanın çok ama çok kıt olması.

Bu blogun da amacı bu. Şimdiye kadar başladığım her sey burada yer alacak, bakalım ne kadar başarılı olacağız her birerini bitirip eserleştirme ciddiyetine ulaştırma anlamında.

Hoş geldiniz dünyama...
düşünür (hep ayar olmuştum bu ifadeye şimdi tam kendisi oldum),
yazar, 
fütürist 
ekonomi eleştirmeni, 
gelecek mimarı, 
danışman lala, 
satış dehası, 
satınalma kurnazı, 
işletme mühendisi bir adamın dünyasına.

Kısmet olacak mı bilmem ama ben ortamımı buldum ve söz veriyorum ctslerim bu sayfanın artık.
Herkese ilham vermesi ümidiyle

Vira bismillah çıkıyoruz sefere ....

ENSURE

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İdeal bir satış primlendirme sistemi nasıl kurgulanmalı?

Satışlar artsın hedefler tutsun, emekler zayi olmasın diye otururken masada bir patron. Aklında bir çok düşünce çakışmaya başlar. Pastadan pay vermek lazımdır elbette ama bunu dengeleri değiştirmeden nasıl yapabilir. Koşabilecek olanla sadık nöbet tutan arasında nasıl bir sistem kurmalıdır, nasıl bir uygulama yapmalıdır? Geçmişte mutlaka bazı denemeler olmuştur. Doğru kurgulanmayan sistemsel olmayan uygulamalar ya istenilen satışı getirmemiş yada bölgenin sektörün  üzerinde satışlar getirerek pazarı dengeden uzaklaştırmış, yada şirket içi dengeleri altüst ettiği için huzursuzluğa sebebiyet vermiştir. Peki İdeal Prim sistemi nasıl olmalı? Çalışanları firmanın kendi hede...

Whats LiFi = 400 X wifi

Eylül 2015’de TED Konuşması'nda Harald Haas sahneye çıktı ve bir video izledi.  Ancak diz üstü bilgisayarı internete bir kablo ya da Wi-Fi ya veya güneş paneli ile bağlı değildi. Sadece bir LED lambadan alıyordu internet bağlantısını. Buda hayatı kökünden değiştirmeye yetti. Işığın - bu durumda bir LED'in - internetten bir bilgisayara veri ışınlayabildiği ilk gösterilerden biriydi. Li-Fi denilen teknolojinin, daha az enerji harcadığı ve Wi-Fi'den daha güvenli olduğu iddia ediliyor.  Bir cihazın fiziksel olarak Li-Fi'den interneti almak için bir odada olması gerektiğinden, bilgisayar korsanlığına daha az eğilimli bir teknoloji olduğunda ek bir avantaj olarak duruyor. Fakat Li-Fi hikayesi böyle Cool  bir demo ile de bitmiyor.  Edinburgh Üniversitesi'ndeki bir mucit ve mobil teknoloji araştırmacısı olan Haas, her türden güneş pillerini, normal pencerelere benzeyen yarı saydam olanlar dahil, veri alıcılarına dönüştürmek istiyor. Haas ve meslektaşları...

Şirketle evliliği bitirmenin adabı

Linkedin' de kıymetli bir dostumuz bir konuyu tartışmaya açmış olarak gördüm.  Konu bir çalışanın sabah işe geldiğinde kartını şirket bankosuna temas ettirmesine rağmen bankonun açılmaması bundan dolayı güvenliğe sorduklarında Şirketle ilişiğinin kesildiğini öğrenmesi. Eski çalışanın  Rencide olması  olayın duygusal ve şirket etiğine uyması uymaması konusuydu. Vak'ayı şöyle bir düşündüm. Uzun zamandır yazmayı düşündüğüm bir konuydu. Tam üstüne basmışlardı adeta. Müsait bir zamandı, uzatmalı dinlenme için ayırdığım bir zamandı. Oğlum Ahmet kema'lle oyalanırken, şöyle bir düşündüm. Bu neden kaynaklanıyordu.? Sorunun kökenine inmeliydik bu yaygın hastalığı anlamak, Sebeplerine ulaşabilmek için. Bu duruma sebep olan asıl neden neydi? Öncelikle Şirket kültürüne sahip olmamak diyebiliriz, Sonra Şirket sahiplerinin başka bir işte çalışarak gelmiş olmaması, Gönderilen o çalışanın aslında potansiyel bir müşteri ve rakip adayı olduğunun unutulması Emeğe saygı göstermemek Emeğin mal...