Öyle bir ürün düşünün ki, ürün hattı tıkır tıkır çalışıyor, herşey yerli yerinde dengeli bir satış seviyesi oluşmuş, her ay düzenli bir satış gerçekleşiyor yaygın dağılım ile yüksek pazarlamaya bütçelerine ihtiyaç duymuyor, ufak tefek, markayı hatırda tutan promosyonlarla dengeli bir satış gerçekleşiyor. Örnek vermem gerekirse FERRERO'nun süt dilimi SÜT DİLİMİ ÜLKER'in çikolatalı gofreti gibi REDBULL VOLKSWAGEN'in GOLFü FIAT'ın LİNEA'sı BOING'in 737 si CANON un 5D si HONDA'nın CBF150' si HENKEL'in WD40 'ı PIRELLI'nin CORSA ROSSO serisi Süreklilik arzeden bir satış grafiği var, kârlılık, maliyet dengesi belli bir düzeyde oturmuş, kârlılığı yüzleri güldüren düzeyde, popülaritesi canlı bir ürün. "Pazarlama tarafından verilmek istenen tüm fonksiyonel fayda ve mesajlar Son tüketiciye, nihai kullanıcıya ulaşmış ve kabul görmüş, Son tüketici,nihai kullanıcı ürünü artık hayatın olmazsa olmazı olarak görüyor, bitmes...
Bir marka stratejisti olarak iş dünyasında başarısız işletme olmadığını başarısız yönetilen, pazarına ve kendi dinamiklerine uygun stratejilerle buluşamamış markalar olduğuna inanıyorum. Şu ana kadar birkaç doğru ama milyonlarca yanlış uygulama gördüm. Amacım bu blog ile marka yöneticileri, ürün yöneticileri olan, markaya gerçekten yön veren kişilerde bir ipucu, bir çıkış yolu sunmak engın emin turk brand strategist-ecofuturist