Start up
Yeni düşünce kuluckasından çıkmış bir
iş Fikrinin
çekirdek bir şirkete dönüşmüş halidir.
Bir aksiyon vardır,
Yatırımcısı vardır,
geliştireni vardır,
Ümitler vardır,
Hayaller vardır,
Heyecan vardır,
Dinleyenleri;
-olabilir ama bakalım yapabilecekler mî?
Diye deli saçma düşüncelere boğan çok bilinmeyenli bir denklemdir.
Start up aslında bir şirkettir
Faaliyet konusu hayatı toplumun önemli bir kesiminin ihtiyaçlarına dokunabilen ürün /hizmet üreten bir şirkettir.
Ve start up u oluşturan kişi veya kişilerin biraz işletme biraz pazarlama biraz iş geliştirme birazda satış uzmanı tecrübesine sahip olması beklenir.
Fakat maalesef gerek ülkemizde gerekse de silikon vadisinde zengin olmayı bekleyen birçok yazılımcının düştüğü hata gibi
Sadece bir kod yazmak olarak algılanıyor.
Kodlama yani kullanım deneyimi, tasarımı kullanılan renkler faydalar çokşey elbette ama herşey değil maalesef
Bu nitelikler
Kullanıcının uygulama / app ile duygusal bağ kurmasında etkilidir elbette.
Ama
Asıl amaç,
İhtiyacı algılamak ürün yönetimi, pazarlama ve işletme terbiyesinden geçen mühendislik ister
ama
Muhendislikle de sınırlandırmak yanlış olur.
Aslında ihtiyaçları gözlemleyen bunları belli bir disiplinle düzenleyen projelendiren herkesin yapabileceği birşeydir.
Neden büyük projelerin sayısı çok az?
Çünkü bazen ihtiyacı hissetmek için kalabalık bir zihinden uzaklaşıp hedeflediginiz
Yoğun kullanıcı kitlesinin,
Duygularını
ihtiyaçlarını
beklentilerini hissetmelisinizdir ama siz sürekli köşeyi dönmek üzere birbiri ile yarışan insanlarla beraber iken
O ortamlarda bu fikri bulmaya
Çalışıyorsunuz.
Yanlış olanda bu.
Empati yapmayan, etrafını dinlemeyen, iyi gözlem yapamayan bir startup heveslisinin zaman ve para harcayarak bir olusum kurması ve beklemesi kaynak israfından başka birşey değildir maalesef.
Bazen silikon Vadisi'nin şu anki durumunu sanki 1865 yılında başlayan
yeni bir altına hücum hareketine.evrildiği düşüncesi sarıp sarmalıyor zihnimi.
Hatırlayalım,
1865 yılında California nevada arasında (dikkat mekan aynı, umutlar aynı)
herkesi çılgına çeviren umut tacirligine dönen bir altına hücum hareketi vardı.
Tüm dünyadan
Duyan herkes gelmişti.
Ama o zaman diliminde parayı altin arayanların değilde kazma kürek satanların bulduğu söylenir.
Şuan da cafelerin, restoranların sunucu hizmeti verenlerin ve ofis ve ev kiralayanların parayı bulduklarından emin olabilirsiniz.
Çok ahkam kestin sevgili yazar, peki ne yapmalıyım diyenlere kısa ve öz.
Son tüketiciye ya umut veren bir ortam sunmalısınız,
Yada Sizde projenizle umuda koşanlara kürek satmalısınız,
Ve sizinle altına ulaşacağına inanan bir hedef kitlenin kalbini kazanmaniz lazım
Projeniz böyle bir şey olmalı.
Ve o kadar çok fırsat varki bunu birtek ben mi görüyorum bilemiyorum ama benim gördüklerimi göremeyenlerin çoğunlukta oldukları da aşikar...
Bu sorunu da farklı fikir ve düşüncelerde disiplinlerde yer alan kişilerle yol arkadaşlığı yaparak aşabilirsiniz,
Bulun o insanları, birlikteliğnizi sözleşmeyle sınırlayın ve doğru hedef kitle üzerinde laboratuvar çalışması yapın,
Başarı kaçınılmaz olacak sizi temin ederim.
Bu aşamada olan arkadaşlara her zaman kapım açık,
Fazla ümitsiz olmayın yeter.
Yeni yazı
Start uplar icin başarının 5 önemli adımı...
Satışlar artsın hedefler tutsun, emekler zayi olmasın diye otururken masada bir patron. Aklında bir çok düşünce çakışmaya başlar. Pastadan pay vermek lazımdır elbette ama bunu dengeleri değiştirmeden nasıl yapabilir. Koşabilecek olanla sadık nöbet tutan arasında nasıl bir sistem kurmalıdır, nasıl bir uygulama yapmalıdır? Geçmişte mutlaka bazı denemeler olmuştur. Doğru kurgulanmayan sistemsel olmayan uygulamalar ya istenilen satışı getirmemiş yada bölgenin sektörün üzerinde satışlar getirerek pazarı dengeden uzaklaştırmış, yada şirket içi dengeleri altüst ettiği için huzursuzluğa sebebiyet vermiştir. Peki İdeal Prim sistemi nasıl olmalı? Çalışanları firmanın kendi hede...
Yorumlar
Yorum Gönder